Akçakoca, yeşille mavinin iç içe olduğu ve Türkiye’de, turizm hareketinin ilk başladığı şirin bir Karadeniz kasabasıdır. Akçakoca’nın turizm bakımından, tanınan hale gelmesi, 1950’lerde, ilçe gençliğinin başlatıp, amatörce yürüttüğü turizm hareketi olmuştur, bu hareket sonunda ilçe, Karadeniz’in en sevilen beldesi haline gelmiştir.

Akçakoca’nın 1950-60 yılları arasında, çok süratli artış gösteren turist sayısı, ve gelirinin aynı tempoda devamına imkan yoktur, bugün turistik merkez durumunda bulunan, diğer birçok şehir ve kasabalarında zamanla gelişmelerinde bir duraklama ve istikrar, meydana gelmiştir. Akçakoca’da denizin en durgun ve havanın rüzgarsiz olduğu, haziran ve eylül aylarıdır.




Görülüyor ki, Akçakoca turizm bakımından önemli bir potansiyele sahiptir. İç Anadolu’dan en yakın ve kolay şekilde ulaşılabilen deniz, Akçakoca kıyılarıdır. Bu kıyılarda yaz aylarının nispeten serin geçmesi, sıcaktan kaçanlar ve denizi sevenler için iyi bir tercih sebebidir.

Fırtınalı, serin ve yağışlı günlerde Akçakoca’da bulunan turistler için, havanın açmasını beklemekten başka yapılacak iş kalmamaktadır. Bilhassa böyle zamanlarda, ziyaretçilerin kalma sürelerinin uzatılmasını temin bakımından, avcılık, dağcılık, mağaracılık, piknikler, fuarlar, vb. deniz dışı faaliyetlere ağırlık verilmektedir.

Ayrıca ilçenin en eski yapısı olan, Ceneviz Kalesi gerek yerli gerek yabancı turistlerce ilgi ile gezilmektedir.


“Akçakoca” hakkında yorum yapılmamış

Bu başlıkta yorumlar kapatılmış.