Karadeniz bölgesinde. Zonguldak ilinin Bartın ilçesine bağlı eski, şirin bir bucak merkezidir. Deniz kıyısındadır, Zonguldak şehri ile İnebolu kasabası arasında, Karadeniz’e doğru hafif bir burun biçiminde uzanan, bir yarımadanın üzerinde kurulmuştur. Bu yarımada dolayısı ile, kasaba iki ayrı kara parçası üzerinde gibidir. Kasabanın sağında da, solunda da iki liman vardır. Bir kıstak bu iki limanı birbirinden ayırır. Çok eski çağlarda, bu kıstakta bir yeraltı yolu açılmıştır. Liman önündeki yarımadanın, meydana getirdiği doğal dalgakıran sayesinde kuytudur. Fırtınalı havalarda küçük gemilerin, sığınmasına elverişlidir.

Zonguldak kömür bölgesine girdiğinden, hemen yanıbaşında zengin kömür yatakları vardır. Bugün Amasra gerek madencilik, gerek turizm alanında gelişmeye aday bir belde sayılmaktadır.

Amasra Kalesi: İlk çağlardan kalma, sağlam kolay kolay alınmaz, bir savunma kalesidir. Yapı bakımından oldukça zarifse de, Anadolu’da ki başka kalelere oranla küçüktür. Denize doğru uzanan yarımadanın, üzerine kurulmuştur. Kalenin üç yanı, denizle çevrilidir. Kale dört cephelidir. Her cephesinin genişliği 500-600 metre kadardır. Kale surlarının, üzerinde 24 burç vardır.Kale küçük olduğu halde, bu burçlar sayesini savunma gücü hayli artmıştır. Her burcunun yüksekliği 15-20 metre arasındadır. Surlar büyük kesme taşlardan yapılmıştır, bu kalenin Bizanslardan kalma olduğu sanılmaktadır. Kale kasabanın içindedir, ve içinde mahalleler bulunmaktadır.

Tiyatro: Roma devri eseridir, anfisi sökülmüş olup yalnızca girişi durmaktadır.

Bedesten: Roma devrinden kalma, büyük bir bazilikadır. Duvarları durmaktadır, Milattan Sonra II. yüzyıl başlarında yapılmıştır.

Kiliseler: Kale içinde teki camiye çevrilmiş, diğeri harap vaziyeti iki kilise bulunduğu gibi, kale dışında da birkaç kilisenin izleri ve duvarları vardır.

Limanlar: Romalıların ve Bizanslıların yaptıkları, doklardan bir bölümü, ancak görülebilmektedir. Ayrıca küçük liman içinde, Direkli kaya adı ile bilinen birde eski deniz feneri kalıntısı vardır.

Kuşkayası: Kasabaya 4 kilometre uzaklıkta ve Romalıların yaptırdığı karayolunun üzerindedir. Burada büyük bir kartal kabartması ile, Romalı bir generalin heykeli, ve iki kitabe bulunmaktadır.

Diğer Eserler: Amasra’nın her yerinde, irili ufaklı tarihi kalıntılara, kitabelere, Cenova armalarına rastlanır. Taşınabilir eserlerin, çoğu 1955 yılında kurulmuş olan, Amasra müzesine taşınmış ve burada sergilenmiştir. Amasra müzesi özellikle Roma ve Bizans eserleri bakımından, oldukça zengindir.

Amasra’ya karayolu ile ulaşım: Ankara – Karabük – Bartın – Amasra, asfalt karayolu 314 kilometredir. İstanbul – Yeniçağa – Devrek – Çaycuma – Bartın – Amasra, asfaltı 490 kilometredir. Ayrıca İstanbul – Amasra karayolu bağlantısı, DüzceAkçakoca, Ereğli – Zonguldak – Pilyos – Çaycuma – Bartın üzerinden de sağlanabilir. Bu bağlantı, asfalt ve stablizedir. Amasra’dan doğuya doğru Amasra – Kurucaşile 51, Amasra – Cide 70kilometredir. Denizyolu: Bazı yıllar yaz aylarına mahsus olmak üzere, deniz yollarının yük ve yolcu vapurları ile, turistik amaçlı gemileri Amasra’ya da uğrar ancak düzenli bir program söz konusu değildir.


“AMASRA” hakkında yorum yapılmamış

Bu başlıkta yorumlar kapatılmış.