bafa-goluÇevresi, adaları harabelerle dolu Bafa Gölü’nün dibinde kimbilir neler vardır diye çıkıldı yola. Ama kara ağızlı midyeler tüm tarihin üstünü ustaca örtmüştü. Bafa ser verip sır vermiyordu. Ama taş döşeme Kral Yolu zaman zaman kaybolsa da hâlâ izlenebiliyordu. Biz de o yoldan yürüdük; tarihin içinden çıkıp gelmiş krallar gibi…

95’te iki kez Fransız yürüyüşçülerle tanıdığım Bafa Gölü ve Latmos Dağı’nın anılarını dialarla tazelediğimiz günlerden birinde geldi bu çok özlediğim parkurda dört günlük keşif yürüyüşü teklifi. Öyle sevinmiştim ki hemen çantamı hazırlamaya başladım. Bir yandan da Latmos’ta öyküsünü duyduğum gölü, Endymion’la Selene’i daha iyi öğrenmek için mitoloji sözlüğünü karıştırdım.
Ay tanrıçası Selene’nin çoban Endymion’a sunduğu aşkın öyküsüydü Bafa. Bodrum havaalanında bizi Pertev ve Mutlu karşıladı. Bodrum’da çok keyifli ve ışıklı bir geceden sonra erkenden Bafa Gölü’nün yollarına düştük.

Bafa Gölü’ne nasıl gidilir?

Bodrum otobüsleri Bafa Gölü kıyısından gidiyor.

 

Bafa Gölü’nde nerede kalınır?

Kapılar Köyü’nde pansiyonlar var. Selene’s Pansiyon’u tavsiye ederiz. Kubilay ve Taner Selene’s’in işletmecisi. Tekne gezisi ve rehberlik konusunda yardımcı oluyorlar. Yürüyüş parkuru: Kapılar’ın batısında başlayan yürüyüş parkuru taş döşeme yol olarak ve kırmızı boyalı işaretlerle oldukça belirgin. Yörük mezrasına kadar giden bu parkur oradan aynı biçimde Arap Avlusu’na devam ediyor.

 

İlk günün programında göle dalış vardı. Yağmur bizi biraz geciktirmiş olsa da programdan vazgeçmedik. Gölü ve üzerindeki adaları tanımak için kısa bir tekne turu yaptık. Bodrum’da dalış hocalığı yapan Pertev ve Mutlu gölün batısındaki eski Bizans kalıntılarının bulunduğu Menet Adası’nın çevresinde dalışa hazırdı. Levent de sualtında fotoğraf çekmek üzere onların ardından dalacaktı. Kısa bir süre sonra üçü de göl dibindeydi. Kubilay ve ben onları tekneden izliyor, gerekirse yardımcı olabilmek için hazır bekliyorduk. Bize pek iş düşmedi. Yalnızca tekneye çıkışlarında yardımcı olduk. Döndüklerinde, göl dibinin milyonlarca minik midye ile kaplı olduğunu, kara midyelerin herşeyin üzerini örttüğünü, onlardan başka hiçbir şeyin görünmediğini anlattılar. Araştırmamızın bu bölümü umduğumuz gibi sonuçlanmamıştı.

Kubilay teknemizin rotasını İkiz Adaları’na yönlendirdi. Karşımızda Latmos dağının gizemli görüntüsü… İkiz Adaları’nın çevresinde yapılan keşiften sonra guruldayan midelerimizin dayatmasıyla hızla dönüşe geçtik.
Neşeli ekip programın geri kalan kısmını bana devretti; dalış denemeleri bitmişti. Levent’in yüzünde muzip bir gülümseme. Sanırım yeni dostlarımıza üç günlük dağ yürüyüşümüzden ne kadar hoşnut kalacaklarını vurgulamaya çalışıyordu.

 

Yazımızın devamı :


“Bafa Gölü” hakkında yorum yapılmamış

Bu başlıkta yorumlar kapatılmış.