Bornova, Birunabat – Burunova (Dış şehir) anlamına gelmektedir . Çünkü Bornova, sınırları içinde bulunan dere ve çayların taşıdığı malzemeleri biriktirmesiyle oluşan bir birikinti yelpazesi üzerinde kurulmuştur. İzmir’in kuzeydoğusunda, Yamanlar Dağı eteklerindeki bu yerleşim, tarih boyunca Etiler (Hititler), Frigler (M.Ö. 2000 – 1200), Kimriler, İyonlar (M.Ö. 1200 – 610), Lidyalılar (M.Ö. 610 – 546), İranlılar (M. Ö. 546 – 333), Makedonya Krallığı (M.Ö. 333 – 323), Asya Krallığı (M.Ö. 323 – 263), Bergama Krallığı (263 – 130), Roma – Bizans İmparatorluğu (130 – 1076), Selçuklu Türkleri (1076 – 1425), Osmanlı Türkleri (1425 – 1919) ve Yunanlılar tarafından işgale (1919 – 1922) uğramıştır. Daha sonra Türkiye devleti egemenliğinde varlığını sürdürmüştür.

1881 yılında belediye olan Bornova, bu dönemde zengin Levantenler’in sayfiye evlerinin bulunduğu bir yerleşim olmasına rağmen Fransız köyü olarak anılmaktadır. Çünkü burada oturan yabancı ailelerin daha ziyade Fransız aileler olduğu belirtilmektedir. Ayrıca Suşehri “Ville d’eau” olarak da bilinmektedir. Çünkü Bornova, yukarıda da belirtildiği gibi çok sayıda dere ve çayın beraberinde getirdiği malzemeyi biriktirmesiyle oluşmuş bir koliviyal depodur. Bu akarsulardan en önemlisi ise Bornova çayı ve kollarıdır. Bu sular yerleşime doğal güzellik katmakla birlikte, canlı hayatı için de önemli bir kaynak olmuştur.

19. yüzyılda gittikçe gelişen ve gözde bir yerleşim olmaya başlayan Bornova’nın bu gelişimi, ulaşım kolaylığı ile daha da hızlanmıştır. Çünkü bu dönemde Kervan Köprüsü olarak bilinen Kemer’den karayolu, Bornova iskelesi vasıtasıyla da denizyolu bağlantısı bulunmaktaydı. 19. yüzyılın ikinci yarısında İzmir – Kasaba ‘Turgutlu’ hattı üzerinden demiryolu bağlantının kurulması, yerleşimi iyice cazip hale getirmiştir. Bu ulaşım ağı, zamanla Bornova’nın daimi bir yerleşim bölgesi haline gelmesine neden olmuştur. Ancak Levanten ailelerin köşkleri ve evlerinin kuruluş yerine bakıldığında, genellikle bu demiryolu ağına yakın olduğu dikkat çekmektedir.


Daha sonra çevreye doğru bir gelişim söz konusu olmuştur. Bornova’da 19. yüzyılda sayfiye evi olarak kurulan yapılar, oldukça görkemlidir. Günümüzde de varlığını önemli ölçüde koruyabilmiş olan bu yapılar, köşk olarak nitelendirilmektedir. Çünkü, normal bir konuttan çok daha büyük ve gösterişlidirler. Ayrıca oldukça geniş bahçeler içerisinde inşa edilmiş ve bu bahçelerde türlü bitkiler yetiştirilmiştir. Köşklerin inşa tarzında belli bir plan ortaklığı bulunmamakla birlikte genellikle iki katlı, çok odalı ve büyük balkonludurlar. Isıtmada şöminelerin gösterişli yapısı dikkat çekmektedir. O dönemden günümüze varlığını koruyabilmiş bu yapıların bazıları şunlardır: Yeşil Köşk, Murat Evi, Edmund Giraud Evi, Donald Giraud Evi, Charlton Wittal Evi, Aliotti Evi, Maltas Evi, Belhomme Evi, Steinbüchel Evi, Well House, Kanalaki Evi, Chamaud Evi, Bari Evi, Paterson Köşkü, Pandespanian Köşkü, Paggy Köşkü.

Bornova’da, eski kentsel dokuya özgü yapı elemanları sadece köşkler değildir. Burada ikamet eden milletlerin inançlarına göre oluşturulan dini yapı elemanları da bulunmaktadır. Bunlardan günümüze kadar varlığını koruyabilmiş olanlar, St. Maria Magdalena Protestan Kilisesi ile Santa Maria Katolik Kilisesi’dir.

Geçmişten günümüze bu eski dokuyu oluşturan unsurlar elbetteki barınma ve dini amaçlı yapılardan ibaret değildir. Mezarlıklar da bu dönemin bir parçasıdır. Çünkü mezarlıklar varlığın bir başka kanıtıdır. Farklı milletlerin geleneklerine göre farklı tarzda mezarlıkları vardır ve bunlar gelecekte geçmişe ait birer belge niteliği taşımaktadır. Ayrıca kilise bahçelerinde de mezarlar bulunmaktadır. Bu mezarlarda, İzmir’de yaşamış ünlü Levantenler yatmaktadır. Günümüzde kilise bahçelerindeki mezarlar daha iyi korunmuş durumdadır. Bornova’da özellikle Santa Maria Katolik Kilisesi’nin bahçesinde İzmir’de yaşamış önemli Levanten ailelerinin mezarları
bulunmaktadır.

Bornova’da eski doku elemanlarından bir diğer yapı, İzmir – Manisa arasında yer alan bir Kervan Yolu Köprüsü’dür. Bu köprü, Selçuklular zamanında kurulmuş olup, günümüzde Çiçekliköy ve Yakaköy arasında olup kalıntıları halen geçmişe ışık tutmaktadır.


“Bornova Kentsel Dokusu” hakkında yorum yapılmamış

Bu başlıkta yorumlar kapatılmış.