‘Antik Kentler’ Kategori Arşivi

Hawaii Adaları, resmi tarihe göre 1778 tarihinde Kaptan Cook ve arkadaşları tarafından keşfedilmişti. Ancak, adaların denizciler arasında popüler hale gelmesi, 1819 tarihinde “Balaena” ve “Equator” isimli iki balina teknesinin bu sahillere demir atmasıyla başladı. O tarihten itibaren bu bölgedeki balina avı teknelerinin sayısı hızla arttı. 1822 yılında bu teknelerin sayısı sadece 60’ken, 1846 yılında bu […]


Denizin çocuklarıydılar. Çevreyle büyük bir uyum içinde yaşıyorlardı. Ancak söylendiği gibi pek fazla da yanlız değillerdi. Çevre adalarla her zaman ilişkiye girdiler. Ve “Pasifik Okyanusu’nun Napolyon’u” adı verilen kralları III. Kamehamea bir gün tahta çıktı ve bütün bu toprakları ve insanları bir krallık altında topladı. Paleontologlara göre, Hawaii Adaları’nın ilk yerlileri, maden kullanımını kesinlikle bilmiyorlardı. […]


Daha önceki yazımızda Bafa Gölünden  ve Bafa Gölü Kral Yolundan bahsetmiştik. Bu yazımız onların devamıdır. Heraklia’nın zeytin ormanı Aşıtın uygun bulduğumuz yerinden inmeye başladığımızda taş döşeme yolun devamına da ulaşmıştık. Oldukça dik bir vadiye dönüşen güney yüzde döşeme yol zaman zaman kayboluyordu. Tüm Latmos’u dolaştığını sandığımız taş döşeme yol, Kral Yolu’ydu ve enfes bir işçiliği […]


Daha önceki yazımızda Bafa Gölünden bahsetmiştik. Bu yazımız onun devamıdır. Kral Yolu’ndan adım adım Bafa Gölü Roma imparatorluğu dönemine kadar Ege Denizi’nin önemli körfezinden biriymiş. Büyük Menderes’in taşıdığı alüvyonlarla denizle ilişkisi kesilen Heraklia çevresi gözetleme kuleleri ve sularla çevrili muazzam bir şehirmiş. Eski adı Latmos, şimdiki adı beş ayrı zirvesinden ötürü Beşparmak Dağı olan ve […]


Çevresi, adaları harabelerle dolu Bafa Gölü’nün dibinde kimbilir neler vardır diye çıkıldı yola. Ama kara ağızlı midyeler tüm tarihin üstünü ustaca örtmüştü. Bafa ser verip sır vermiyordu. Ama taş döşeme Kral Yolu zaman zaman kaybolsa da hâlâ izlenebiliyordu. Biz de o yoldan yürüdük; tarihin içinden çıkıp gelmiş krallar gibi… 95’te iki kez Fransız yürüyüşçülerle tanıdığım […]


Demre’ye ulaşımı ve St. Nicolaus’u anlattığımız Demre yazımızın ilk bölümünün ardından kaldığımız yerden devam ediyoruz. Myra Noel Baba kilisesinin kuzeyinde kalan dağ yamacına baktığınızda, kayalara ustalıkla oyulmuş mezarları göreceksiniz. Birer anıt kimliğindeki bu kaya mezarları, Myra antik kentinin içindedir. Demre çayının kenarındaki ören yerine arabayla gidilebiliyor. Bir Lykia kenti olan Myra, Lykia birliği içinde üç […]


Eski Kaş yolundan gelirken Demre (Kale) ovasına bakıldığında karşılaşılan manzara şaşırtıcı olurdu. Tepeden döne döne inen bu yoldan bakıldığında ovanın devasa bir naylonla örtülü olduğunu sanırdı insan. Son yıllarda çok hızla gelişen seracılık öyle bir hal almış ki Kale içerisinde, sanki her taraf sera naylonlarıyla örtülmüş. Kale’liler seracılıktan iyi para kazanıyorlar. Ama Demre turizm açısından […]


Selge Antik Kenti, Antalya’da Köprüçayı yakınında bir antik kenttir. Torosların güney tarafında bulunan kent denizden 950 metre yüksekliktedir. Köprülü Kanyon içinden geçen bir yolla ulaşılan kent doğal güzellikler bakımından da zengindir. Yol üzerinde dağ yamacını kaplayan oyma kaya eserleri görülür. 7 girişi olan antik kent, üç tepenin üzerine yayılmıştır. Kent en güzel dönemlerini Romalılar zamanında […]


İzmir’in Selçuk ilçesini sınırlarında kalan Efes Antik kentine yolunuz düşerse mutlaka görmeniz gereken yerler olduğunu bilmelisiniz. Dünyanın yedi harikasından biri olan ve milattan önce inşa edilen Artemis tapınağını mutlaka görün. Milattan sonra 100 yıllarında yapılan ve parşömenleri Viyana Güzel Sanatlar Müzesi’ne taşınmış olan Celcius Kütüphanesi’ne gidin.


Dar caddeler, taş evler ve Behramkale kalesinden uzanan çayırlarla hem tarihi, hem doğası ile baştan çıkarıcı bir tatil vaadediyor. İstanbul’a 7 saatlik mesafesi ve Çanakkale Boğaz’ına olan yakınlığına rağmen şehir karmaşasından uzak huzurlu bir deniz kenarı köyü. Dor’lardan kalan Athena Tapınağı bölgenin en önemli tarihi eseridir. Tapınak Yunanistan’ın Lesbos adası’na bakar. Assos mimari yönden korunmuştur. […]


Didim’de bulunan Altınkum beldesi, Antik Apollo Tapınağı’nın yıkıntıları üzerine kurulmuş küçük ve güzel bir Ege sahilidir. yaklaşık 15- 20 yıl öncesine kadar keşfedilmeyen bu bölge İstanbul, Ankara gibi şehirlerin gürültüsünden kaçmak isteyenler tarafından keşfedildi. O günden beri de hızla yazlık evler ve tatil köyleri inşaasına sahne oldu. Türklere özgü yaşam tarzı, güneşli egzotik iklimi ile […]


Hristıyanlığın gelişimini aydınlatan kayalara oyulmuş kilise ve manastırlar Kapadokya’da ayrı bir güzellik oluşturmaktadır. 250 adedi aşan kiliseler Kapadokya’daki vadilere dağılmış durumdadır. Özellikle Göreme, Ihlara Vadisi, Soğanlı Vadisi, Gülşehir’de yoğunlaşmaktadırlar. Göreme 3 ve 12. yüzyıllar arasında manastırların sıkça rastlandığı ve Hristıyanlık faaliyetlerinin yoğun yaşandığı bir yer olmuştur.


Çeşme Kalesi, Kale Sokak’ta 361 ada, 1 numaralı parsel üzerinde, limana hakim bir mevkide yer almaktadır. Çeşme’de Osmanlı devrinden önce, tarihi ion’lara dek çıkan bir kalenin mevcut olduğu, değişik zamanlarda onarılan yapının II. Bayezid tarafından yenilendiği şeklinde bir görüş mevcuttur. Bu düşüncenin en büyük dayanağı, eski devirlerde stratejik önem taşıyan Çeşme limanını koruyacak bir kalenin […]


Yakınında bulunan Faselis’ten kısa bir süre sonra kurulan Olympos, bu şehir ile çağdaş olup, yine Likya Federasyonuna bağlı bir antik kenttir. Bu şehrin hakim ekonomik faaliyeti de yine Faselis gibi deniz ticareti idi. Roma devrinde gelişip zenginleşerek son derece canlı bir ticaret merkezi olan Olimpos, MS. 129 yılında İmparator Hadrian’ın şehri ziyareti sonrası bir dönem […]


Güllük dağı milli parkı, Antalya il merkezinin 31 kilometre kuzeybatısında, Güllük dağı’nın doğu yamaçları boyunca uzanır. Milli park, Antalya traverten taraçalarının en yükseği olan I. Basamağın, güneybatısında yer alır. Milli parkın giriş noktasında yükselti 315 metre olup, Termessos antik kenti kalıntılarının bulunduğu yerde yükselti 960 metreye kadar çıkar. Antalya il merkezinden milli parka ulaşmak için, […]


Burhaniye, Balıkesir’in Kuzey Ege Bölgesi sınırları içinde kalan bir ilçedir. Doğusunda Havran, güney doğusunda Bergama (İzmir), batısında Edremit Körfezi, kuzeyinde Edremit, güneyinde de Gömeç ve Ayvalık ile komşudur. İlçe merkezi denizden 4 kilometre içerde, deniz seviyesinden ise 10 metre yüksekliktedir. Çanakkale – İzmir karayolu üzerinde, Havran ve Karınca Çayı arasında kalan verimli düzlükte kurulmuştur. Coğrafi […]


Bergama, Ege Bölgesi’nin aşağı Ege Bölümünde yer almakta olup, Kuzey Ege alt bölgesine dahildir. Kuzey Ege alt bölgesinde; Edremit Ovası ile Bakırçay vadisi arasındaki granitik Madra-Kozak kütlesi; çevresi, neojen gölcükleri, lav ve türlerle kuşatılmış olarak geniş bir coğrafi birim oluşturur. Bu kütlenin en yüksek noktası Bergama’nın kuzey doğusunda 1338 metreye ulaşır. Madra-Kozak kütlesinin güneyinde ise […]


Kapadokya yöresinde, büyüklü küçüklü toplam 400 civarında yeraltı şehri olduğu bilinmektedir. Yörede kolay oyulabilir, işlenebilir kayaların çok olması yeraltı şehirlerinin sayılarının fazla olmasının en önemli nedenidir. Yeraltı yerleşim yerleri ve şehirleri, barış zamanında sosyal ve ekonomik ihtiyaçları karşılarken, savaş zamanında ise can güvenliklerini sağlamak için sığınak olarak yapılmışlardır. Bu yerleşim yerleri 500 – 3000 insanın […]


Kemer ve yakın çevresindeki yerleşmelerin ne zaman ve kimler tarafından kurulduğuna ilişkin ayrıntılı bilgiler bulunmamaktadır. Bununla birlikte, Antalya Körfezi batı kıyılarında kurulan bazı yerleşmelerin tarihlerinin İlkçağ’a kadar uzandığı bilinmektedir. Nitekim, Beldibi mağarasında yapılan kazılardan daha neolitikte bu çevrenin insan tarafından doğal barınak olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır. Öte yandan inceleme alanında bulunan Olympos ve Phaselis antik kentlerine […]


Bergama, Ege Bölgesinin ve bu bölgenin merkezi sayılan İzmir’in kuzeyinde, Bakırçay Havzası’nda kurulmuş eski uygarlık merkezlerinden biridir. Bergama ilçesini kuzeydoğuda Turanlı bucağı, kuzeybatıda Kozak bucağı, batıda Dikili ilçesi, güneydoğuda Kınık ilçesi, güneybatıda ise Zeytindağ bucağı çevrelemektedir. Doğal sınır olarak Bergama ilçe merkezi kuzeyinde Akropolün karşısındaki Madra Dağları (1338 m.) kuzeybatıda 1051 m. yükselti ile Geyikli […]


Bodrum adı, St. Peter Kalesi, Peter – Petros yeri anlamına gelen Latince Petrum sözcüğünden gelmektedir. Bodrum, Karia dönemindeki Halikarnassos antik kentinin bulunduğu yerde kuruludur. Latin yazımında Halicarnassos, Helen yazımında ise Alikarnassos olarak karşımıza çıkan ad Luvi ya da Karia dillerinden gelmektedir. Sonraki “Assos” un aslı yerleşim anlamına gelen “ assa “ dır. Ali – K […]


Van

Doğu Anadolu Bölgesinin, Yukarı Murat bölümü ve kendi adı ile anılan kapalı havzada yer almış şirin bir ilimizdir Van. Mahallinde deniz denilen Van Gölü’nün doğu kıyısında yerleşen şehir, deniz seviyesinden 1720 m. yüksekliktedir ve doğusunda yer alan Erek Dağı’na doğru adım adım yükselir. Karasal iklime sahip şehir, özellikle 1994-96 yılında aldığı göçle fiziki ve kültürel […]


Bir Orta Karadeniz ili olan Çorum, uzun yıllar boyunca bir çok medeniyetin merkezi olmuştur. Tarihi ve doğal güzellikleriyle Türkiye’nin turizm haritasında doğu-batı arasında bir köprü görevini üstlenmiştir. Çorum, Yeşilırmak ve Kızılırmak tarafından sulanan ovalarla dağların ve yüksek yayların ahenkle birleştiği yerdir. Bölgede şehirden uzak gezi ve yürüyüşler için ideal dağlık ve çayırlık alanlar bulunur. Uzun […]


Adına türküler yakılan Karahisar’ın tarihi 3000 yıl öncesine kadar dayanıyor. Hitit kralı 2. Murşil’in inşa ettirdiği Hapanova kalesinin yerine yapıldığı sanılıyor. Şehre hangi yönden girilirse girilsin Karahisar Kalesi tarafından karşılanıyorsunuz. 226 metre yükseklikteki bir kayanın üzerinde yer alan kalenin en yüksek noktasına ulaşmak için 600 den fazla basamak çıkılması gerekiyor. Türkiye’nin kış aylarında en soğuk […]


Tarihi Tarsus kentinin batı yönüne açılan ana kapısı olup, surlardan geriye kalan tek yapıdır. Kleopatra Kapısı, Limana yakın olması nedeniyle “Deniz Kapısı” ya da dönemin en önemli kentlerinden Seleukia güzergahında olduğu için “Silifke kapısı”; 19.yy. gezi notlarında ise Saint Paul kapısı olarak anılmıştır. Kleopatra Kapısının yapım dönemi ile ilgili araştırmalar, inşaası sırasında kullanılan malzemeye göre […]