‘Tarihi Eserler’ Kategori Arşivi

Denizin çocuklarıydılar. Çevreyle büyük bir uyum içinde yaşıyorlardı. Ancak söylendiği gibi pek fazla da yanlız değillerdi. Çevre adalarla her zaman ilişkiye girdiler. Ve “Pasifik Okyanusu’nun Napolyon’u” adı verilen kralları III. Kamehamea bir gün tahta çıktı ve bütün bu toprakları ve insanları bir krallık altında topladı. Paleontologlara göre, Hawaii Adaları’nın ilk yerlileri, maden kullanımını kesinlikle bilmiyorlardı. […]


Daha önceki yazımızda Bafa Gölünden  ve Bafa Gölü Kral Yolundan bahsetmiştik. Bu yazımız onların devamıdır. Heraklia’nın zeytin ormanı Aşıtın uygun bulduğumuz yerinden inmeye başladığımızda taş döşeme yolun devamına da ulaşmıştık. Oldukça dik bir vadiye dönüşen güney yüzde döşeme yol zaman zaman kayboluyordu. Tüm Latmos’u dolaştığını sandığımız taş döşeme yol, Kral Yolu’ydu ve enfes bir işçiliği […]


Daha önceki yazımızda Bafa Gölünden bahsetmiştik. Bu yazımız onun devamıdır. Kral Yolu’ndan adım adım Bafa Gölü Roma imparatorluğu dönemine kadar Ege Denizi’nin önemli körfezinden biriymiş. Büyük Menderes’in taşıdığı alüvyonlarla denizle ilişkisi kesilen Heraklia çevresi gözetleme kuleleri ve sularla çevrili muazzam bir şehirmiş. Eski adı Latmos, şimdiki adı beş ayrı zirvesinden ötürü Beşparmak Dağı olan ve […]


Çevresi, adaları harabelerle dolu Bafa Gölü’nün dibinde kimbilir neler vardır diye çıkıldı yola. Ama kara ağızlı midyeler tüm tarihin üstünü ustaca örtmüştü. Bafa ser verip sır vermiyordu. Ama taş döşeme Kral Yolu zaman zaman kaybolsa da hâlâ izlenebiliyordu. Biz de o yoldan yürüdük; tarihin içinden çıkıp gelmiş krallar gibi… 95’te iki kez Fransız yürüyüşçülerle tanıdığım […]


Demre’ye ulaşımı ve St. Nicolaus’u anlattığımız Demre yazımızın ilk bölümünün ardından kaldığımız yerden devam ediyoruz. Myra Noel Baba kilisesinin kuzeyinde kalan dağ yamacına baktığınızda, kayalara ustalıkla oyulmuş mezarları göreceksiniz. Birer anıt kimliğindeki bu kaya mezarları, Myra antik kentinin içindedir. Demre çayının kenarındaki ören yerine arabayla gidilebiliyor. Bir Lykia kenti olan Myra, Lykia birliği içinde üç […]


Selge Antik Kenti, Antalya’da Köprüçayı yakınında bir antik kenttir. Torosların güney tarafında bulunan kent denizden 950 metre yüksekliktedir. Köprülü Kanyon içinden geçen bir yolla ulaşılan kent doğal güzellikler bakımından da zengindir. Yol üzerinde dağ yamacını kaplayan oyma kaya eserleri görülür. 7 girişi olan antik kent, üç tepenin üzerine yayılmıştır. Kent en güzel dönemlerini Romalılar zamanında […]


İzmir’in Selçuk ilçesini sınırlarında kalan Efes Antik kentine yolunuz düşerse mutlaka görmeniz gereken yerler olduğunu bilmelisiniz. Dünyanın yedi harikasından biri olan ve milattan önce inşa edilen Artemis tapınağını mutlaka görün. Milattan sonra 100 yıllarında yapılan ve parşömenleri Viyana Güzel Sanatlar Müzesi’ne taşınmış olan Celcius Kütüphanesi’ne gidin.


Dar caddeler, taş evler ve Behramkale kalesinden uzanan çayırlarla hem tarihi, hem doğası ile baştan çıkarıcı bir tatil vaadediyor. İstanbul’a 7 saatlik mesafesi ve Çanakkale Boğaz’ına olan yakınlığına rağmen şehir karmaşasından uzak huzurlu bir deniz kenarı köyü. Dor’lardan kalan Athena Tapınağı bölgenin en önemli tarihi eseridir. Tapınak Yunanistan’ın Lesbos adası’na bakar. Assos mimari yönden korunmuştur. […]


Hristıyanlığın gelişimini aydınlatan kayalara oyulmuş kilise ve manastırlar Kapadokya’da ayrı bir güzellik oluşturmaktadır. 250 adedi aşan kiliseler Kapadokya’daki vadilere dağılmış durumdadır. Özellikle Göreme, Ihlara Vadisi, Soğanlı Vadisi, Gülşehir’de yoğunlaşmaktadırlar. Göreme 3 ve 12. yüzyıllar arasında manastırların sıkça rastlandığı ve Hristıyanlık faaliyetlerinin yoğun yaşandığı bir yer olmuştur.


Çeşme Kalesi, Kale Sokak’ta 361 ada, 1 numaralı parsel üzerinde, limana hakim bir mevkide yer almaktadır. Çeşme’de Osmanlı devrinden önce, tarihi ion’lara dek çıkan bir kalenin mevcut olduğu, değişik zamanlarda onarılan yapının II. Bayezid tarafından yenilendiği şeklinde bir görüş mevcuttur. Bu düşüncenin en büyük dayanağı, eski devirlerde stratejik önem taşıyan Çeşme limanını koruyacak bir kalenin […]


Kapadokya bölgesi, doğa ve tarihin dünyada en güzel bütünleştiği ve eşi ve benzerine rastlanmayan doğa harikası bir yerdir. Peribacalarını oluşturan coğrafi olayların yanısıra insan eliyle de barınma yerleri ve kiliseler oyulmuş, süslenmiş ve binlerce yıllık tarihi günümüze taşımıştır. Peribacaları yerli ve yabancı pek çok turistin ilgisini çekmiş, gerek doğal güzellikler gerekse mimari değerleri ile zengin […]


Güllük dağı milli parkı, Antalya il merkezinin 31 kilometre kuzeybatısında, Güllük dağı’nın doğu yamaçları boyunca uzanır. Milli park, Antalya traverten taraçalarının en yükseği olan I. Basamağın, güneybatısında yer alır. Milli parkın giriş noktasında yükselti 315 metre olup, Termessos antik kenti kalıntılarının bulunduğu yerde yükselti 960 metreye kadar çıkar. Antalya il merkezinden milli parka ulaşmak için, […]


Kapadokya yöresinde, büyüklü küçüklü toplam 400 civarında yeraltı şehri olduğu bilinmektedir. Yörede kolay oyulabilir, işlenebilir kayaların çok olması yeraltı şehirlerinin sayılarının fazla olmasının en önemli nedenidir. Yeraltı yerleşim yerleri ve şehirleri, barış zamanında sosyal ve ekonomik ihtiyaçları karşılarken, savaş zamanında ise can güvenliklerini sağlamak için sığınak olarak yapılmışlardır. Bu yerleşim yerleri 500 – 3000 insanın […]


Karadeniz bölgesinde. Zonguldak ilinin Bartın ilçesine bağlı eski, şirin bir bucak merkezidir. Deniz kıyısındadır, Zonguldak şehri ile İnebolu kasabası arasında, Karadeniz’e doğru hafif bir burun biçiminde uzanan, bir yarımadanın üzerinde kurulmuştur. Bu yarımada dolayısı ile, kasaba iki ayrı kara parçası üzerinde gibidir. Kasabanın sağında da, solunda da iki liman vardır. Bir kıstak bu iki limanı […]


Kuşadası’nın en fazla talep gören tarihi ve çekici yerleri şunlardır: Güvercinada: Osmanlı imparatorluğu zamanında, Mora isyanı sırasında adalardan gelen saldırılara karşı karakol görevi için yapılmıştır. Korsan Adası olarak da anılır. Kale restore edilerek dinlenme, yiyecek-içecek, eğlenme tesisleri kurulmuştur. Ancak 1995 yılında yerel yönetim bakımından Kuş Cenneti yapılmak üzere tüm tesislerin yıkılmasına karar verilmiştir. Böylece Güvercinada’nın […]


Bornova, Birunabat – Burunova (Dış şehir) anlamına gelmektedir . Çünkü Bornova, sınırları içinde bulunan dere ve çayların taşıdığı malzemeleri biriktirmesiyle oluşan bir birikinti yelpazesi üzerinde kurulmuştur. İzmir’in kuzeydoğusunda, Yamanlar Dağı eteklerindeki bu yerleşim, tarih boyunca Etiler (Hititler), Frigler (M.Ö. 2000 – 1200), Kimriler, İyonlar (M.Ö. 1200 – 610), Lidyalılar (M.Ö. 610 – 546), İranlılar (M. […]


Anadolu evleri arasında ayrı bir grup oluşturan Güneydoğu Anadolu Evleri içersinde yorumlanması gereken Şanlıurfa evleri yüzyıllardan beri bölgede süre gelen mimari bir geleneğe dayanmaktadır. Urfa evlerinde iklim, inanış, aile yapısı ve sosyal ilişkilerin etkileri gözlenmektedir. Urfa evlerinin 180’e yakını Kültür Bakanlığınca eski eser olarak kaydedilip, korunma altına alınmıştır. Geleneksel Urfa evlerinde harem ve oda denilen […]


Kız Kalesi Mersin’in Erdemli ilçesinde bulunan ve denizin ortasına inşa edilmiş bir kaleye manzarası olan kum zeminli bir plajdır. Efsanelere konu olan plajın çevresinde biri denizin ortasında ve biri deniz kenarında olmak üzere iki kale bulunmaktadır. Mersin şehir merkezinde 50 km, Adana Şakirpaşa Havaalanına 120 km. mesafede olan plaja sürekli toplu taşıma araçları ile ulaşım […]


Van

Doğu Anadolu Bölgesinin, Yukarı Murat bölümü ve kendi adı ile anılan kapalı havzada yer almış şirin bir ilimizdir Van. Mahallinde deniz denilen Van Gölü’nün doğu kıyısında yerleşen şehir, deniz seviyesinden 1720 m. yüksekliktedir ve doğusunda yer alan Erek Dağı’na doğru adım adım yükselir. Karasal iklime sahip şehir, özellikle 1994-96 yılında aldığı göçle fiziki ve kültürel […]


Seyhan Nehri kıyısında uzanan Tepebağ’da koruma altına alınmış tarihi Adana evleri bulunuyor. Bu evlerin bir çoğu son Adana Depremi’nde yıkılmış. Kalanlardan bir kaçı restore edilerek ayağa kaldırılmış. Ancak bunlar henüz çok az sayıda. Atatürk Bilim ve Kültür Müzesi de Tepebağ’da. Seyhan Nehri kıyısındaki yalı tipi evlere bir örnek. Atatürk, Kurtuluş Savaşı’nı başlatmaya Adana’da karar vermiş […]


Bir Orta Karadeniz ili olan Çorum, uzun yıllar boyunca bir çok medeniyetin merkezi olmuştur. Tarihi ve doğal güzellikleriyle Türkiye’nin turizm haritasında doğu-batı arasında bir köprü görevini üstlenmiştir. Çorum, Yeşilırmak ve Kızılırmak tarafından sulanan ovalarla dağların ve yüksek yayların ahenkle birleştiği yerdir. Bölgede şehirden uzak gezi ve yürüyüşler için ideal dağlık ve çayırlık alanlar bulunur. Uzun […]


Trabzon’da birbirinden özel Türk evi örneklerinin olduğu eski kaynaklarda söz edilmesine rağmen, günümüze gelen çok fazla örneği yoktur. Trabzon ve çevresi orman potansiyeli bakımından zengin bir yöre olduğundan, ahşap da yapı malzemesi olarak yaygın bir biçimde kullanılmıştır. Evlerin çoğunda ana yapım malzemesi ahşap ve taştır. Evler genellikle iki katlı olup, evlerin ağaç ve çiçeklerle süslü […]


Adına türküler yakılan Karahisar’ın tarihi 3000 yıl öncesine kadar dayanıyor. Hitit kralı 2. Murşil’in inşa ettirdiği Hapanova kalesinin yerine yapıldığı sanılıyor. Şehre hangi yönden girilirse girilsin Karahisar Kalesi tarafından karşılanıyorsunuz. 226 metre yükseklikteki bir kayanın üzerinde yer alan kalenin en yüksek noktasına ulaşmak için 600 den fazla basamak çıkılması gerekiyor. Türkiye’nin kış aylarında en soğuk […]


Şehrin fethinden sonra 1331 yılında bir cami kompleksi yapılmadan önce Sultan Orhan tarafından camiye çevrilen ve ünlü konsilin kilisesi olarak tanınan Ayasofya’da yer almaktadır. Aynı dönemde Sultan Orhan, kilisenin yanına Osmanlı İmparatorluğunda bir ilk olan medrese inşa etmiştir. Kilisenin tahrip olan güney tarafında kurulan medresenin kalıntıları bulunmaktadır. Tahrip olan kilisede Osmanlı dönemine ait izler çoğunluktadır. […]