Dünyanın en eski yerleşim merkezlerinden biri olan İstanbul, 2600 yıllık geçmişiyle tarihsel süreç içerisinde bir çok medeniyete eve sahipliği yapmış, coğrafi konumu nedeniyle de bölgede kurulan devletlerin doğal başkenti olmuştur. Sırasıyla; Doğu Roma İmparatorluğu, Bizans İmparatorluğu ve son olarak Osmanlı İmparatorluğu’na başkentlik yapan İstanbul, bu özelliği ile dünyanın en eski metropolisi durumundadır.

Coğrafi özellikleriyle Haliç, İstanbul için tarih boyunca doğal bir liman ve su yolu işlevi görmüştür. İstanbul Boğazı’nın bir koyu niteliğindeki bölgenin dış koşullara karşı korunaklı olması; deniz ulaşımı ve ticareti geliştirmiş; bölge, İstanbul’un çekirdek yerleşmesini oluşturmuştur.

Kuzeybatı – Güneydoğu doğrultusunda bir menderes gibi kıvrımlı şekilde uzanan Haliç, İstanbul Boğazının Güneybatısında Avrupa yakasına doğru açılan bir deniz girintisidir. Haliç; başlangıç kesiminde tarihi yarımada diye adlandırılan Sarayburnu ile Beyoğlu yakasını birbirinden ayırmakta ve iç kesime doğru 8 kilometre kadar çeşitli kıvrımlar oluşturarak sokulmaktadır. Haliç’in sonlandığı bölümde Kağıthane ilçesi ile Alibeyköy yerleşmesi bulunmaktadır. Kuzeydoğu kesimde Kağıthane ve Alibeyköy dereleri Haliç’e dökülmektedir.

Haliç’in Güneybatısında Marmara Denizi yer alırken, Kuzeybatı kesiminde İstanbul Boğazı bulunmaktadır. Ağız kısmından içeriye doğru gittikçe daralan bir özellik gösteren Haliç’in en geniş yeri Kasımpaşa-Cibali arasında 700 m’yi bulmaktadır. Buna karşın, Eyüp – Sütlüce arasında kalan dönüş bölümünde ise genişlik 200 m.’ye kadar düşmektedir. Bu bölüm ile Haliç’e dökülen Kağıthane ve Alibeyköy dereleri arasındaki kesimde ise genişlik yer yer 100 m.’nin altına düşer.

Haliç’in kıyı kesimi boyunca, güneyde bölümde; Eminönü ,Unkapanı, Cibali Fener ,Balat, Ayvansaray, Defterdar, Eyüp, Silahtar; kuzeyde bölümde ise Karaköy, Şişhane, Kasımpaşa, Hasköy, Halıcıoğlu ve Sütlüce yerleşim birimleri yer almaktadır.


“Haliç” hakkında yorum yapılmamış

Bu başlıkta yorumlar kapatılmış.