hawaii-dogasi1778 yılında ilk Avrupalılar’ın gelmesiyle birlikte adaların asırlardır süren yanlızlığı ve soyutlanması sona ermiş. Birçok bitki ve hayvan türünde önemli dönüşümler gözlenmeye başlanmış… Bunlardan en önemlisi, bazı kuş türlerinin kanatlarında görülen küçülme… Tıpkı, Mauritius Adası’nda yok olan dev “dodo” kuşu gibi… Bu kuşların büyük bir çoğunluğu, kanat sistemlerindeki zayıflama nedeniyle uçma yeteneklerini kaybetmişler ve avcı hayvan türlerine yem olmuşlar… Dikenlerini, zehirlerini ve ürkütücü kokularını yitirmeye başlayan bazı bitki türleri, bu silahlarından mahrum kaldıktan sonra doğal ortamlarına uyum sağlayamayıp yok olup gitmişler. İnsanların adaya taşıdığı bazı avcı hayvan türleri karşısında bazı hayvanlar da varlıklarını koruyamamışlar. Zoologlar, Avrupalılar’ın ayak bastığı 1778 tarihinden itibaren adalarda var olan en az yirmi kuş türünün yok olduğunu söylüyorlar. Zor koşullar, sadece karada yaşayan hayvan ve bitki türlerini etkilemekle kalmamış… Bugün adacıkların ulusal sembolü olan “Hawaii balinası” (Nesochen sandvicensis) da müthiş bir yok olma tehdidi altında kalmış… Sir Peter Scott tarafından 1945 yılında kurulan “Wildfowl Trust” isimli bir kuruluş tarafından koruma altına alınmış bulunmalarına karşın, bu balinaların sayısı her geçen gün azalıyor. Biyologlar ve zoologlar için gerçek anlamda bir cennet olan Hawaii adaları’ndaki bitki ve hayvan türlerinin en büyük düşmanı, buralara son yıllarda insanoğlu tarafından getirilen vahşi domuz ve dağ keçisi gibi hayvanlar… Ünlü araştırmacı Carol Fox, bir vahşi domuzun ya da dağ keçisinin iki gün içinde 50 metrekarelik bir yağmur ormanı bitki örtüsünü yok edebileceğini belirtiyor. Ama, bu hayvanlar asıl büyük zararı, bölgedeki yağmur ormanlarının toprak örtüsünde bulunan bazı mantar türlerine veriyorlar… Bu mantarların vahşi domuzlar ve dağ keçileri tarafından yok edilmesi sonucu, toprak, bölgeye düşen yağmuru yeterince ememiyor. Bu da bazı bitki türlerinin sel haline dönüşen yağmur sularıyla akıp gitmesine yol açıyor.

Hawaii Adaları’ndaki doğal ve ender hayvan ve bitki örtüsünü korumak için şu ana kadar iki görüş ileri sürülmüş:

  • Birinci görüş, Adalardaki bazı özel bölgeleri koruma altına almak. Örneğin, 1986 yılında 2 milyon dolardan fazla para harcanarak, Maui Adası’ndaki Haleakala Volkanı ve çevresindeki lavlı topraklar koruma altına alınmıştı.
  • İkinci görüş ise, adayı, vahşi domuz ve dağ keçisi gibi doğal yapıya çok zarar veren hayvanlardan belli bir program çerçevesinde temizlemek.

hawaii-daglarAraştırmacı Carol Fox’a göre aslında çok geç kalınmış değil… Birçok özel bitki ve hayvan türüne sığınak görevi gören orijinal eko-sistemlerin hemen hemen yüzde 50’si hala saflığını koruduğundan, Hawaii Adaları’nda alınacak önlemler, diğer Pasifik Adaları’na da örnek teşkil edecek… Hawaii Adaları’nın doğabilimciler için bir başka ilginç yanı da hala faal olan volkanları… Nitekim, 1983 içinde Kilauea Volkanı yeniden faaliyete geçti ve lav püskürtmeye başladı. Aslında, Hawaiililer volkana ve lavlarına alışıklar… Öyle ki, adalıların en büyük tanrısı olan Pele, “Volkan Tanrısı” olarak tanınıyor. Yakın zamanlara kadar yerli halk tarafından inanılan bu tanrı, birçok tasvirde bir kadın olarak gösteriliyor ve saçları lavlardan oluşuyor. Hawaii Adaları’ndaki çok sayıda volkandan bugün özellikle iki tanesi ciddi tehlike oluşturuyor: Mauna Loa ve Kilauea… Üstünde bulundukları adanın güneydoğu yakasında bulunan bu volkanlar tipik birer “lav volkanı”… Yani, zaman zaman bol miktarda ve çok sıcak lav püskürtüyorlar. Ne var ki, denize yakın oldukları için bunların büyük bir çoğunluğu sulara karışıyor. Önemli püskürtmelerde ise lavlar soğumadan önce 20-30 kilometrelik bir alana yayılabiliyor. Hawaii volkanları, lavlarının bu özelliğiyle ünlü Vezüv ve Fujiyama volkanlarından farklılaşıyorlar. Bu ikinciler, yapışkan ve yoğun lav tabakasına sahip volkanlar… Lavları çok geniş bir alana yayılmıyor ve kısa bir süre içinde soğuyor. Patlamaları da çok şiddetli; beraberinde yer sarsıntılarına bile yol açabiliyor. Oysa Hawaii Adaları’ndaki volkanlar daha akışkan bir lav yapısına sahip olduklarından patlamaları çok etkili değil.


“Hawaii – Doğal Ortam” hakkında yorum yapılmamış

Bu başlıkta yorumlar kapatılmış.